YAZAR-MELTEM APLAR

İSTANBUL VE İZMİR DEPREM MASTER PLANLARI ÜZERİNE
Türkiye, % 42’si birinci derece deprem kuşağında bulunan ve aktif deprem kuşaklarından Alp-Himalaya üzerinde konumlanan fay hatlarıyla kaplı bir ülkedir. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda, ülkemizde son 119 yılda meydana gelen depremlerde 86 bin 456 kişinin hayatını kaybettiğini görmekteyiz. Sadece geçtiğimiz yıl dört ölümcül deprem oldu. Ülkenin %70’i sismik açıdan hareketli yerlerde yaşıyor. Tüm bu nedenlerle depreme hazırlılık durumu, Türkiye için önemi yadsınamaz bir konu. İşte tam da bu noktada, deprem gerçeği üzerine yapılacak çalışmalar ve deprem master planları çok önemli bir yere sahip.

Peki, Deprem Master Planı derken neyi kastediyoruz?


Deprem Master Planı, çarpık kentleşmenin önüne geçmeyi, depremde oluşabilecek zararları azaltmayı hedefleyen; deprem öncesi, anı ve sonrasında yapılacak çalışmaları, alınabilecek önlemleri kapsayan, toplumun yaşam kalitesini arttırmayı ilke edinen ve katılımın önemli olduğu dinamik bir planlama sürecidir. İstanbul ve İzmir başta olmak üzere ülkemizde birçok Deprem Master Planı hazırlanmıştır. Bunlardan en kapsamlı olanı şüphesiz İstanbul Deprem Master Planıdır.

GERİLİM ZAMANI BİTMİŞ, HER AN KIRILABİLİR


Bir fayın deprem yaratabilmesi için ürettiği son depremin üzerinden 800, 1000 veya 2000 yıl geçmesi gerekir. Bu bilgiye göre Türkiye’de şu an yaklaşık 20 yerde yeterli derecede gerilim biriktirmiş, her an kırılabilecek; yani kısaca deprem üretme olasılığı olan fay var. İstanbul güneyindeki Marmara Denizi’ndeki fay da bunlardan biri olduğundan son zamanların gündemindeki beklenen İstanbul depremi her an olabilir. Bu da şehrin, bu gerçekle yüzleşmeden bir hazırlık süreci geçirmesi gerekliliğini getirmekte.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin talebi üzerine İTÜ, YTÜ ve ODTÜ; şehrin, olası bir depremde karşılaşabileceği sorunları ve bunlara karşı alınması gereken önlemleri inceleyen İstanbul Deprem Master Planı’nı, 2003 yılında hazırlamıştır.

Depremlerin önlenemez bir gerçek olduğu ve potansiyel olarak tüm kayıpların ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı bilinerek hazırlanan bu kapsamlı raporda, planlama ve mühendisliği bir araç olarak kullanarak olası hasar ve kayıpların en aza indirgenmesi hedeflenmiştir. 1344 sayfadan oluşan raporda; yasal, idari, mali ve sosyal birçok problem konu alınarak geniş bir skalada yer alacak çözümlerden söz edilmektedir. Topluma açık ve şeffaf bir doküman olan master plan, iyileştirme ve geliştirmeye uygun, gelecekteki olası ihtiyaçlara cevap verecek esneklikte oluşturulmuştur.

Büyük İstanbul depreminin 7.7 şiddetinde olması bekleniyor.

İstanbul Deprem Master Planına göre…