yazar-ahmet can urgancı

AFET YÖNETİMİ: BEKLENİLMEYENİ BEKLEMEK

İnsanoğlu gelmiş olduğu bilgi ve teknoloji düzeyine rağmen, doğal afetlere neden olan deprem, kuraklık, volkanik patlama ve fırtınalar gibi doğa olaylarının oluşumu üzerinde herhangi bir kontrole sahip değildir. Özellikle bunların önlenmesi açısından insanoğlunun alabileceği önlemler çok sınırlıdır. Günümüzde ve gelecekte afetler karşısında izlenebilecek tek ve en etkili yol, bu afetlerin etkilerinden kurtulmak veya bunların toplum üzerindeki etkilerini en aza indirmek için araştırmalar yapmak, çeşitli planlar geliştirmek ve bunları uygulamaya koymaktır. İnsanların yaşadıkları çevrede meydana gelen doğal olaylardan haberdar olmaları, bunları nedenlerine kadar ayrıntısı ile tanımaları ve bu olayların tekrarı durumunda en az oranda etkilenmelerine olanak tanıyan çalışmaların tümü “Afet Yönetimi” olarak adlandırılmaktadır. (ERKAL & DEĞERLİYURT, 2011)
Günümüzde afet yönetimi; risk ve zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme adı verilen 4 ana evreden oluşur. Ancak bu evreler, tahmin ve erken uyarı, afetlerin anlaşılması, etki ve ihtiyaç analizi ile birlikte yeniden yapılanma gibi alt evreleri de kapsar (Şekil 2). Risk yönetimi ve afet öncesi kriz yönetimi de afet sonrası faaliyetlerin çalışma sistemini belirler. (KADIOĞLU, 2011)

Her ülkenin afet yönetim sistemi o ülkenin geçmişte yaşadığı deneyimlerin birikimi sonucunda oluşturulmuştur. Bunun bir sonucu olarak, her ülke bazı doğal afetlere karşı diğerlerinden daha fazla önlem almıştır. Bir genelleme yapmak gerekirse…